NOT: Kullanılan, "Visual Web Developer 2005 Express Edition" editöründe "ötre" olarak yazılan harekelerin bazıları, siteye gönderilince "üstün" gibi görünüyor. Bu nedenle ilgili Ayet-i Kerime'lerin yazılışı Kur'an-ı Kerim'den mutlaka kontrol edilmeli.

  326 حشر   ( حَشَرَ    يَحْشُرُ    يَحْشِرُ    حَشْراً ) Toplamak, helak etmek, döndermek
 
mazi;79/15-25; Önce 15-25 arası okunmalı. Firavun Hz. Mûsâ a.s'ı yalanlayıp isyan ettikten sonra askerlerini ve halkı topladı:
(23) "sonra topladı ve hitap etti." (24) "Ben sizin en alâ rabbinizim" dedi.
(25) "Ellah'da onu dünya ve ahiret azabı ile yakaladı."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Firavun'un fiili (bakar körleri tanıtır)
(
فَحَشَرَ sonra, zorbalıkla zayıfı topladı)
 anlamında. Çünkü 1.Firavun'un emrine Hz.Mûsâ ve Hz.Hârun a.s itaat etmedi, 2.Halka kendisi gitmedi, askerlerini gönderdi, 3.Hz. Mûsâ a.s'ı yalanladı ve isyanını
أَنَا رَبُّكُمُ diyerek, açıkça meydan okur gibi ortaya koydu.
فَحَشَرَ فَنَادَى  (23)  فَقَالَ أَنَا رَبُّكُمُ الْأَعْلَى  (24)
فَأَخَذَهُ اللَّهُ نَكَالَ الْآخِرَةِ وَالْأُولَى 
(25)
 
(  نَكَالَ الْآخِرَةِ وَالْأُولَى ) isim tamlamasının muzafı olan azab çeşidi ( نَكَالَ ) masdar kalıbında geldiği için, isim tamlaması ve masdar'daki saklı bilgilerin hepsini
kapsar. Bu nedenle ilgili dosyalar okunduktan sonra, "Ellah Teala'nın yakalayışına" şahitlik edebileceğimiz (yaşadığımız) olaylar zinciri tesbit edilmeli.
 
************  
mazi;6/111; Önce 105-116 arası okunmalı. "Velev biz onlara melekleri de indirseydik, kendileri ile ölüler konuşsaydı,
bütün varlıkları toplasaydık ve onların karşılarına bölükler halinde getirseydik, yine de iman edecek değillerdi.
Ancak Ellah dilemiş olsun. Lâkin onların çoğu cahillik ederler."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili  ( لَو )  ( وَ)  ( نَا) harfleri birlikte, bakar-kör olanları ve görenleri tanıtır. (NOT: Bu ayete kimler nasıl şahidlik ederler sorusunun cevabı aşağıda verildi) وَلَوْ أَنَّنَا نَزَّلْنَا إِلَيْهِمُ الْمَلَائِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتَى وَحَشَرْنَا عَلَيْهِمْ كُلَّ شَيْءٍ قُبُلًا
مَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا إِلَّا أَنْ يَشَاءَ اللَّهُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَهُمْ يَجْهَلُونَ
 
( وَحَشَرْنَا  ve لَوْ ) kelimesinde; "Önce Hz.Rasûlullah a.s'ın doğru sözlü oluşuna kefil olanları karşılarında topladık, şahidlik ettiler. Sonra Hz.Rasûlullah a.s'ın doğru sözlü oluşunu tasdik eden ölüleri karşılarında topladık, onlara konuştular. Sonra Hz.Rasûlullah a.s'ın doğru sözlü oluşunu bildiren melekleri karşılarında topladık, onlardan Kelâm'ımı duydular ve yaşadıkları bu olaylara rağmen: 1. Bakar-kör olanlar, yine de iman etmediler, 2. ( نظر ) gözüyle görenler, tasdik ettiler, 3. ( بصر ) gözüyle görenler, ilmen yakîn iman ettiler, 4. (رَأَىَ) gözüyle görenler, aynel yakîn iman ettiler, 5. ( شهد ) gözüyle görenler, hakkal yakîn iman ettiler (şâhid oldular), 6. (İsim cümlesi) gözüyle görenler, hükmüme boyun eğip itaat ettiler, 7. (Fiil cümlesi) gözüyle görenlerin, idrâki artırdık, 8. ( حبب ) gözüyle görenlerin de muhabbetini artırdık ve aşk'ın şâhidleri eyledik" bilgileri saklıdır.  
************  
mazi;18/47; "O gün dağları yürütürüz. Yeryüzünü çırılçıplak olmuş görürsün. Onları toplarız. Onlardan hiçbir kimseyi
bırakmıyacağız. Onlar saflar halinde Rabbine arz edilecekler ..."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(mücrimler hk'da)
وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْأَرْضَ بَارِزَةً وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ أَحَدًا (47)
  وَعُرِضُوا عَلَى رَبِّكَ صَفًّا … (48)
 
************  
muzari;19/85; "O gün muttakileri Rahmân'ın huzuna toplayacağız."
(86) "ve mücrimleri cehenneme susanış oldukları halde süreceğiz."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(müttakilerin temsilcileri, vekil
( وَفْدًا ) ve mücrimler hk'da)
يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّقِينَ إِلَى الرَّحْمَنِ وَفْدًا
وَنَسُوقُ الْمُجْرِمِينَ إِلَى جَهَنَّمَ وِرْدًا
 
************  
muzari;20/102; "O gün Sûr'a üfürülecek ve mücrimleri o gün gözleri morarmış olarak toplayacağız" Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(mücrimler hk'da) Mücrimler, dünyada cehennem azabını, süngerin suyu çekişi gibi çekme özelliğine sahiptirler, azabtan zevk alırlar ve bu onlar için vazgeçilemez bir ihtiyaç gibidir. Çünkü, zevkte Hakk ile beraber olma vardır. Keyf de bu özellik yoktur.
يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا  
************  
muzari;27/83; "Her ümmetten bizim ayetlerimizi yalanlayan kimseleri bölük bölük topladığımız gün, artık onlar sevk olunur." Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
 (Ayetleri yalanlayanlar hk'da)
وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِنْ كُلِّ أُمَّةٍ فَوْجًا مِمَّنْ يُكَذِّبُ بِآيَاتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ  
************  
muzari;19/68; "Rabbine yemin olsun ki; biz onları ve şeytanları toplayacağız.
Sonra cehennemin etrafında onları diz çökmüş vaziyette hazır bulunduracağız."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(zalimler ve şeytanlar hk'da)
فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا  
************  
muzari;20/124; "Her kim benim zikrimden yüz çevirirse, şüphesiz ona dar bir geçim vardır.
Kıyamet günü onu kör olarak toplarız (haşrederiz)"
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
 (Zikrullah'dan yüz çeviren hk'da)
وَمَنْ أَعْرَضَ عَنْ ذِكْرِي فَإِنَّ لَهُ مَعِيشَةً ضَنْكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَعْمَى  
************  
muzari;6/22; "O gün hepsini toplayacağız. Sonra şirk koşanlara diyeceğiz. Hani nerede ortaklarınız
Ortak olduklarını zannettiğiniz kimseler?"
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(şirk koşanlar hk'da)
وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوا أَيْنَ شُرَكَاؤُكُمُ الَّذِينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ  
************  
muzari;10/28; "O gün onların hepsini bir arada toplayacağız. Sonra şirk koşanlara "Sizler ve ortak koştuklarınız yerinizde
durunuz" diyeceğiz. Artık onların aralarını açmışız. Ortak koştukları onlara "Siz bize tapmadınız diyecekler."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(şirk koşanlar hk'da)
وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوا مَكَانَكُمْ أَنْتُمْ وَشُرَكَاؤُكُمْ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ
وَقَالَ شُرَكَاؤُهُمْ مَا كُنْتُمْ إِيَّانَا تَعْبُدُونَ
 
************  
muzari;17/97; "Ellah kimi hidayete erdirmişse artık o hidayet üzeredir. Kimi de saptırdıysa, onlara Ellah'dan başka asla dostlar
bulamazsın.Kiyamet günü onları yüzleri üstü toplarız. Kör, dilsiz ve sağır oldukları halde.
Onların varacağı yer cehennemdir. Yanması ne zaman yavaşlarsa alevini onlara artırırız."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(Ellah Teala'nın saptıdıkları hk'da)
وَمَنْ يَهْدِ اللَّهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِهِ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى وُجُوهِهِمْ
عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا مَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَاهُمْ سَعِيرًا
 
************  
muzari;4/172; "Mesih asla Ellah'a kulluk etmekten çekinmez. Ellah'a yakın olan melekler de çekinmezler.
Ellah'a kulluk etmekten kim çekinirse ve büyüklenirse, huzurunda onların hepsini bir araya toplayacaktır."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(Ellah'a kulluk etmekten çekinen hk'da)
لَنْ يَسْتَنْكِفَ الْمَسِيحُ أَنْ يَكُونَ عَبْدًا لِلَّهِ وَلَا الْمَلَائِكَةُ الْمُقَرَّبُونَ وَمَنْ يَسْتَنْكِفْ عَنْ عِبَادَتِهِ وَيَسْتَكْبِرْ
 فَسَيَحْشُرُهُمْ إِلَيْهِ جَمِيعًا
 
************  
muzari;6/128; "O gün onların hepsini bir arada toplayacağız. Ey cin topluluğu! Muhakkak insanlara çok şeyler yaptınız.
İnsanlardan olan dostları der: "Ey Rabbimiz biz birbirimizden faydalandık. Bizim için o takdir ettiğin ecelimize
eriştik. Buyurur: Ateş sizin varacağınız yerdir. Orada ebedi olarak kalacaksınız. Ancak Ellah'ın dilediği
kimse müstesna. Şüphesiz senin Rabbin hikmet sahibi, her şeyi bilendir."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(Cinler ve insanlardan dostları hk'da)
وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا يَامَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُمْ مِنَ الْإِنْسِ
 وَقَالَ أَوْلِيَاؤُهُمْ مِنَ الْإِنْسِ رَبَّنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَا أَجَلَنَا الَّذِي أَجَّلْتَ لَنَا
قَالَ النَّارُ مَثْوَاكُمْ خَالِدِينَ فِيهَا إِلَّا مَا شَاءَ اللَّهُ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ
 
************  
muzari;10/45; "(mahşer) gününde onları toplar. Sanki gündüzün bir saat kadar beklemişler. Bu sürede de aralarında tanışmışlar
Ellah'a kavuşacaklarını yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır ve onlar hidayete ermemişlerdir."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili (Ellah Teala'ya kavuşacaklarını yalanlayanlar hk'da) وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَأَنْ لَمْ يَلْبَثُوا إِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ
 قَدْ خَسِرَ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِلِقَاءِ اللَّهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَدِينَ
 
************  
muzari;15/25; (24) "Yemin olsun! Biz sizden kim öne geçmek istiyor biliriz ve yine yemin olsun ki,
kimin geri kalmak istediğinide biliriz."
(25) "Muhakkak Rabbin onları toplayacak. Şüphesiz O, hikmet sahibi her şeyi bilendir."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili (Öne geçmek isteyen ve geri kalmak isteyenler hk'da) وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِمِينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِرِينَ   (24)
وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ إِنَّهُ حَكِيمٌ عَلِيمٌ  
(25)
 
************  
muzari;25/17; "Kıyamet günü Ellah'tan başka taptıkları şeylerle onları bir araya toplayıp diyecek:
Bu kullarımı siz mi saptırdınız? Yoksa onlar mı yollarını şaşırdılar?"
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili  (Ellah Tela'dan başkasına tapanlar ve taptıkları hk'da) وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ فَيَقُولُ ءَأَنْتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِي هَؤُلَاءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّبِيلَ  
************  
muzari;34/40; "O gün onları hep bir araya toplayacak. Sonra meleklere: Bunlar mıydı size tapanlar" diyecektir.
Derler ki: Seni tenzih ederiz. Bizim velimiz sensin, onlar değil.
Hayır! Onlar cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu onlara inanmamışlardı."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili
(Cinlere tapanlar hk'da)
وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلَائِكَةِ أَهَؤُلَاءِ إِيَّاكُمْ كَانُوا يَعْبُدُونَ   (40)
قَالُوا سُبْحَانَكَ أَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُونِهِمْ بَلْ كَانُوا يَعْبُدُونَ الْجِنَّ أَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ 
(41)
 
************  
emir;37/22; (20) "Yazıklar olsun bize! İşte bu kıyamet günüdür" derler.
(21) "Bu sizin onu yalanlamış olduğunuz ayırt edilme günüdür."
(22) "Onları toplayın; o zulüm edenleri, onların eşlerini ve tapmış oldukları şeyleri."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Ellah Teala'nın fiili (Zulüm edenler, eşleri ve taptıkları hk'da) وَقَالُوا يَاوَيْلَنَا هَذَا يَوْمُ الدِّينِ   (20)
هَذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذِي كُنْتُمْ بِهِ تُكَذِّبُونَ  
(21)
احْشُرُوا الَّذِينَ ظَلَمُوا وَأَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَ  
(22)
 
************  
mazi;meçhul;27/17;2.BAB; Abdülkâdir Geylani k.s.a hazretlerini "Gunyet'ut Tâlibi, 10.Bölüm" öncelikle okunmalı.
"Süleyman'ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil orduları toplandı.
Bütün bunlar toplanıp düzene konuluyordu."
Toplamak, helak etmek, döndermek
Hz.Süleyman a.s'ın fiili 
(İns, cin ve kuşlar hk'da)
وَحُشِرَ لِسُلَيْمَانَ جُنُودُهُ مِنَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ وَالطَّيْرِ فَهُمْ يُوزَعُونَ  
REHBER'e lütfedilen ilmin bir zuhuru olduğu için 2.BAB'a ait olmalı. Çünkü 1.ci ve 2.ci BAB'ın mazi meçhul ve muzari meçhul sıgaları aynıdır. Bu nedenle
iki ayrı BAB'daki anlamları da kapsar. Şöyle de söylenebilir: 1.BAB anlamında, "... toplanın" emrini Hz. Süleyman a.s'ın verdiğini herkes duydu ve cinlerin, kuşların, ins'in toplandığını herkes gördü. 2.BAB'ın anlamında: Hz. Süleyman a.s'ın söylediği emrin aynısını, kendileri söylediği zaman hiçbiri toplanmadığı için, sözün sıfatının zuhurunu (ilminin tecellisini) lütuf olarak kendisine verildiğini bildiler ve mucize dediler.
 
************  
mazi;meçhul;46/6;2.BAB; "NÂS bir araya toplandığı vakit, onlara düşman olurlar. Onların kendisine yaptıkları ibadetleri inkar ederler." Toplamak, helak etmek, döndermek
Fâili meçhul fiil  (Nâs hk'da) وَإِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ أَعْدَاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِرِينَ  
************  
mazi;meçhul;81/5; 1-14 arasındaki haberlerle birlikte tefekkür edilmeli:
(5) "Vahşi hayvanlar toplandığı vakit"
(14) "Her nefis ne hazırlanmışsa onu bilir."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul Fiil Vahşi hayvanların da mânevi bir Rehber'i vardır bilgisi saklıdır.
(Vahşi hayvanlar hk'da)
وَإِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْ   (5)
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا أَحْضَرَتْ  
(14)
 
************  
muzari;meçhul;2/203; "Bir de sayılı günlerde Ellah'ı zikredin. Kim iki günden önce acele eder (Mina'dan) dönerse, ona günah yoktur.
Kim de geri kalırsa ona da günah yoktur. Geri kalmak takva sahibi içindir.
Ellah'tan sakının. Bilin ki sizler O'nun huzurunda toplanacaksınız."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil  1.ci ve 2.ci BAB'ın muzari meçhul sıgaları aynı.
(Hacılar hk'da)
وَاذْكُرُوا اللَّهَ فِي أَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍ فَمَنْ تَعَجَّلَ فِي يَوْمَيْنِ فَلَا إِثْمَ عَلَيْهِ وَمَنْ تَأَخَّرَ فَلَا إِثْمَ عَلَيْهِ لِمَنِ اتَّقَى
وَاتَّقُوا اللَّهَ وَاعْلَمُوا أَنَّكُمْ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
 
************  
muzari;meçhul;3/12; "O küfredenlere de ki: "siz ilerde mağlup edilecek ve toplanarak cehenneme konulacaksınız. Ne kötü bir döşektir."
(13) "İki topluluğun karşılaşmasında muhakkak sizin için bir ayet vardır. Bir fırka Ellah yolunda çarpışıyordu
diğeri kâfirdi. Onlar diğerlerini göz baka baka kendilerinden iki misli görüyorlardı.
Ellah dilediğini yardımı ile teyit eder. Şüphesiz bunda basiret sahipleri için ibret vardır."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Mü'minlerle savaşanlar hk'da)
قُلْ لِلَّذِينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ إِلَى جَهَنَّمَ وَبِئْسَ الْمِهَادُ
قَدْ كَانَ لَكُمْ ءَايَةٌ فِي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَا فِئَةٌ تُقَاتِلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَأُخْرَى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِ وَاللَّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِهِ مَنْ يَشَاءُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لِأُولِي الْأَبْصَارِ
 
************  
muzari;meçhul;3/158; "Yemin olsun ki, siz ölseniz de öldürülseniz de mutlaka Ellah'ın huzurunda toplanacaksınız." Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Ellah yolunda savaşanlar hk'da)
وَلَئِنْ مُتُّمْ أَوْ قُتِلْتُمْ لَإِلَى اللَّهِ تُحْشَرُونَ  
************  
muzari;meçhul;5/96; "Deniz avı yapmak ve onu yemek size helal kılındı. Size ve yolcu olanlara fayda olsun diye.İhramda olduğunuz
 müddetçe kara avı yapmanız size haram kılındı. Huzuruna varıp toplanılacağınız Ellah'tan sakının."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Hacılar hk'da)
أُحِلَّ لَكُمْ صَيْدُ الْبَحْرِ وَطَعَامُهُ مَتَاعًا لَكُمْ وَلِلسَّيَّارَةِ وَحُرِّمَ عَلَيْكُمْ صَيْدُ الْبَرِّ مَا دُمْتُمْ حُرُمًا
 وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
 
************  
muzari;meçhul;6/72; (70) "… De ki: "Şüphesiz hidayet Ellah'ın hidayetidir ve biz âlemlerin Rabbine teslim olalım diye emrolunduk."
(71) "ve namazı kılın ve O'ndan sakının. Huzuruna varıp toplanılacağınız O'dur."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Alemlerin Rabbine teslim olanlar hk'da)
 قُلْ إِنَّ هُدَى اللَّهِ هُوَ الْهُدَى وَأُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ  (71)
وَأَنْ أَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَاتَّقُوهُ وَهُوَ الَّذِي إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ  
(72)
 
************  
muzari;meçhul;8/24; "Ey iman edenler! Ellah ve Rasûlüne icadet ediniz. Sizi davet ettiği zaman. Size hayat veren şeylere.
Bilin ki muhakkak Alah, kişinin (niyet ve isteklerinin getirilmesinde) kalbi ile kendi arasına girer.
Şüphesiz O'na toplanıp varacaksınız."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(İman edenler hk'da)
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا
 أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
 
************  
muzari;meçhul;23/73-80; (73) "Şüphesiz sen onları Sıratı Müstakim'e davet ediyorsun" …
(79) "O ki size yaratıp yeryüzüne yayandır ve O'nun huzurunda toplanacaksınız"
(80) "… Aklınızla hareket etmeyecek misiniz?"
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Sıratı Müstakime davet edilenler hk'da)
وَإِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ   (73)
وَهُوَ الَّذِي ذَرَأَكُمْ فِي الْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ  
(79)
  أَفَلَا تَعْقِلُونَ  
(80)
 
************  
muzari;meçhul;58/9; (9) "Ey iman edenler! Fısıldaştığınız zaman günahı, düşmanlığı ve peygambere isyanı fısıldaşmayın.
iyilik ve takvayı fısıldaşın ve Ellah'tan sakının ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(İman edenler hk'da)
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا إِذَا تَنَاجَيْتُمْ فَلَا تَتَنَاجَوْا بِالْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَةِ الرَّسُولِ وَتَنَاجَوْا بِالْبِرِّ وَالتَّقْوَى
 وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ  
 
************  
muzari;meçhul;67/24; "De ki: O sizi üretip arza yayandır ve O'na toplanacaksınız." Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Ümmeti Muhammed hk'da)
قُلْ هُوَ الَّذِي ذَرَأَكُمْ فِي الْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ  
Ümmeti Muhammed,  ذَرَأَ fiilinin mefulüdür. 3.Bab ve Mehmuzel Lâm olan bu fiil; var edip aşamalardan geçirerek yayma fiilinin mazi olup, "Ezelde takdir
edildiği gibi
El-har'se'den var edilir" bilgisi saklıdır. Lâmel fiilindeki elif'de ise; "ekini var etme iradesinde ve fiilinde gizlilik mevcut olduğunu, sebeblerle var edildiğini ve bunun hiç bir zaman engellenemediğini" bildirir. Şöyle de söylenebilir "Ümmeti Muhammed olma, kişinin iradesinde, isteğinde, tercihinde ... değildir. Sadece Cn. Hakk'ın takdiridir. (NOT: Cn.Hakk dediğimizde; ezelde takdir edilmiş olan Sünnetullah (ilâhi hükümler, şeriat) geçerlidir. Ellah Teala dediğimizde ise; zaman ve mekanla ilgili şarta bağlı ilâhi hükümler geçerlidir.)
 
************  
müevvel masdar;meçhul;20/59; (57) "Firavun "Yâ Mûsâ! Sen bizi bu yerimizden sihrinle çıkarmak için mi geldin?" dedi."
(58) "Artık biz de mutlaka senin sihrin gibi bir sihir getireceğiz. Şimdi sen bizimle senin aranda bir yer ve zaman
tayin et. Bizim ve senin kendisinde ihtilaf etmeyeceği orta bir yer olsun."
(59) "Mûsâ dedi: Sizinle buluşma zamanı ziynet günü olsun ve nâs'ın toplanacağı duha zamanı."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil, müevvel masdar
(Nâs hk'da)
قَالَ أَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ أَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَامُوسَى   (57)
فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِهِ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَا أَنْتَ مَكَانًا سُوًى  
(58)
قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزِّينَةِ وَأَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى  
(59)
 
Müevvel masdar; Ellah Tealanın kendi fiillerini, insandan tecelli ettirerek kendisini gizlediği bir kalıptır. Sanki insanlar, kendiler akıl etmişler veya istemişler
de yapmışlar görünümünü verir. Bu durumda NÂS, sebeblere bağlı kalır / sorumlu tutar / suçlar ve müsebbibi göremezler. İçlerindeki akıl sahipleri ise, hak ile batılı açıkça gördüklerinden, kalpleri mutmain olarak hakkı kabul ederler (Akıl'dan, kalb'e geçerler) bilgisi saklıdır.
 
************  
Muzari;meçhul;41/19; (19) "O gün Ellah'ın düşmanları toplanıp düzenli bir şekilde ateşe götürülürler."
(20) "Ona vardıkları vakit hep aleylerine şahitlik edecek; kulakları, gözleri, ve derileri. Yapageldikleri şeyler hk'da"
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Ellah Teala'nın düşmanları hk'da)
وَيَوْمَ يُحْشَرُ أَعْدَاءُ اللَّهِ إِلَى النَّارِ فَهُمْ يُوزَعُونَ   (19)
حَتَّى إِذَا مَا جَاءُوهَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَأَبْصَارُهُمْ وَجُلُودُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ  
(20)
 
************  
müevvel masdar;meçhul;6/51; (50) "De ki: Size demiyorum ki, Ellah'ın hazineleri yanımdadır. Ben gaybı da bilemem.
"Size ben meleğim" de demiyorum. Ben ancak bana vahiy olana tâbi olurum.
De ki: "Hiç kör ile gören bir olur mu?" Hiç düşünmüyor musunuz?"
(51) "Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları bununla uyar. O'ndan başka ne bir dost,
ne de bir şefaatçi onlara yoktur. Olur ki sakınırlar"
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil, müevvel masdar
(Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanlar hk'da)
قُلْ لَا أَقُولُ لَكُمْ عِنْدِي خَزَائِنُ اللَّهِ وَلَا أَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَا أَقُولُ لَكُمْ إِنِّي مَلَكٌ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَى إِلَيَّ
 قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَفَلَا تَتَفَكَّرُونَ 
 (50)
وَأَنْذِرْ بِهِ الَّذِينَ يَخَافُونَ أَنْ يُحْشَرُوا إِلَى رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُمْ مِنْ دُونِهِ وَلِيٌّ وَلَا شَفِيعٌ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ 
(51)
 
************  
Muzari;meçhul;6/38; "Yeryüzünde yaşayan hiçbir hayvan yok ki, iki kanadı ile uçan bir kuş yok ki, sizin gibi ümmetler olmasın.
Kitabta hiçbir şeyi noksan bırakmadık. Sonra onlar Rablerinin huzurunda toplanacaklar."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Hayvanlar ve kuşlar hk'da)
وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا طَائِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلَّا أُمَمٌ أَمْثَالُكُمْ
مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْءٍ ثُمَّ إِلَى رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ
 
************  
Muzari;meçhul;8/36; "Şüphesiz kâfir olan kimseler mallarını Ellah yolundan men etmek için sarf ederler. Onları yine sarf edecekler.
Sonra kendilerine hasret olacaklar. Sonra da mağlup olacaklar. Küfreden kimseler cehennemde toplanacaklar."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Mallarını Ellah yolundan men etmek için sarf edenler hk'da)
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ فَسَيُنْفِقُونَهَا
 ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَ وَالَّذِينَ كَفَرُوا إِلَى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَ
 
************  
Muzari;meçhul;25/34; (30) "Peygamber der: "Ey Rabbim! Gerçekten kavmim bu Kur'an'ı terk edilmiş bir şey gibi tuttular …. "
(34) "O kimseler ki yüzleri üstü cehenneme haşr olunacaklar. İşte bunlar mevkice en fena yolca en sapıktırlar."
Toplanmak, helak edilmek
Fâili meçhul fiil
(Kur'an'ı Kerimi; terk edilmiş veya dilenilmeyen veya hakkında saçma sapan konuşmalar yapılan bir kitap edinenler hk'da)
وَقَالَ الرَّسُولُ يَارَبِّ إِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هَذَا الْقُرْءَانَ مَهْجُورًا    (30)
الَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَى وُجُوهِهِمْ إِلَى جَهَنَّمَ أُولَئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا  
(34)
 
************  
Masdar;50/44; (43) "Şüphesiz biz diriltir ve öldürürüz. Dönüş de yalnız bizedir."
(44) "O gün
yer onlara yarılıp süratle çıkarlar. Böylece sizi tekrar toplamak bize göre kolaydır."
(45) "Biz onların söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onları zorlayıcı değilsin.
Artık sen tehditten korkanlara Kur'an ile öğüt ver."
Toplanmak, helak edilmek
Nekre masdar
(Seyr-i Sülük'ü tamamlayan
Ehli KAF hk'da)
إِنَّا نَحْنُ نُحْيِي وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا الْمَصِيرُ   (43)
يَوْمَ تَشَقَّقُ الْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ  
(44)
نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَا أَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِالْقُرْءَانِ مَنْ يَخَافُ وَعِيدِ  
(45)
 
************  
Masdar;59/2; "Ehli Kitab'tan kürfedenleri ilk sürgünde (ilk toplamada) yurtlarından çıkaran O'dur. … " Yurtlarından çıkarmak için yapılan
ilk toplantıda
Marife masdar  (Ehli Kitab hk'da) هُوَ الَّذِي أَخْرَجَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِأَوَّلِ الْحَشْرِ …  
************